24 Temmuz 2010 Cumartesi

Ne mi?

Gaipten gelen sesleri
Garibe iletmeye çalışan
İlletsiz iletişimcinin
Kuşkusuz bağırışlarında konuşan
Kuş kılıklı ama uçamayan
Kukla oynatıcısının sözleri
Hep unutur o güzelliği
Muhteşeminde bulamaz onu.

Küf

İnce ipliklere sarılmış
Altından çıkacak kendi canını
Bile çıkaramayan garip varlıklar
Yokluklara karışır
Zaman süregeldikçe
Süresi geleni gerdikçe
Büyütüp karıştırıp çalkaladıkça
Anlamını anlatamayan sözcüklere
Umursamazca boğdukça
Üstüne bir de duraksamadan pisçe gülümseyince
Sen deriz durma orada
Gel buralara ya da dur biz
Göçelim oralara
Olmayacağını bilmişçesine
Sonra da ben boğulur giderim.
Görmeyenin pis küf kokusuna.

Kan

Aralıklarda gözükmeye çabalayan
Küçük resimler vardı
Hepsi kendi hikayesiyle
Durarak koşmaya çabalardı
Bir de üstüne dik dik bakarsan
Anlaşılırdı bekleyişleri
Belki derinden giden
Derisinin üstünden bile beliren
Öfkeyle deliren
Dur durak bilmez
Akanlara benzerdi
Benzindi değildi
Kim di ki kimini
Sorgulayan ya da sıralayan
Dumanının altından
Beni bile gözükmeyen

Boşuna Sokağı

Boşumdan boşuna boşluktan bakarmışçasına boşuna sokağa girdim ben boşunu da alamadan.


Hayalimin önünde uçan
O kokuşan ve doluşan
Küçük olan ve de sokmaktan
Bıkmayan şeylerden biri

İnansan sen buna
Kolay olmayanın farkındaysan
Kaçmayansın anlamaktan
Bunu bilip havalansan ya

Sürüklenerek varamamış
Sürükleyerek tutturamamış
O şakaktan bu şakağa
Belki de şakaymışçasına

Sen yürü bence sinek
Doğrultumda gidersen
Anlarsın belki tam da
Vardığında boşuna sokağına.