19 Eylül 2010 Pazar

kapan

Bir zamanlar yediğin üzümü ararım
Pislik dolu kapı aralarında
İnanç dolu sözlükleri tararım
Bulamadığım çocuksu karasularda

Sözcükler yeter sanarken
Küfürleri ardıma alırım
Gayemi tutan falancayı
Ararken bulduğum benliğim
Kapanda

İkinci akşamın sabahında
Sömürgeci çakalların
Sevişme çığlıkları da
Hep ikili bir senliktiler

Ateşle yanamayan odunun
Çıtırtısından çıkar ıslak duman
Vurur hep kafasını durmadan
Ardından açılmış dolaplara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder